İLETİŞİM BİLGİLERİ
+90 542 857 76 46

  • Şubat 26, 2026

BASIN BİLDİRİSİ


KONU: Özel Eğitim Desteği Alan Bireylerin Eğitim Hakkı ve Yaşanan Sistematik Mağduriyetler Hakkında Acil Eylem Çağrısı

KIBRIS OTİZM DERNEĞİ’NDEN KAMUOYUNA VE İLGİLİ MAKAMLARA

Kıbrıs Otizm Derneği olarak, son dönemde ailelerimizden derneğimize ulaşan yoğun şikâyetler, telefonlar ve gözlemlerimiz doğrultusunda; özel gereksinimli bireylerin eğitim hayatında karşılaştığı engellerin artık kabul edilemez bir noktaya ulaştığını kamuoyuna duyuruyoruz.

Anayasal bir hak olan eğitimde fırsat eşitliği, otizmli çocuklarımız ve farklı gelişim gösteren bireyler için ne yazık ki çoğu zaman yalnızca kâğıt üzerinde kalan bir ilke haline gelmiştir. Ailelerin tek başına mücadele etmek zorunda bırakıldığı, çocukların ihtiyaçlarının yeterince karşılanamadığı mevcut sistem sürdürülebilir değildir.

Bugün geldiğimiz noktada, çocuklarımızın eğitim hakkına erişimi; kadro eksiklikleri, altyapı yetersizlikleri, destek hizmetlerin sınırlı oluşu ve kapsayıcı eğitim uygulamalarındaki eksiklikler nedeniyle ciddi biçimde zarar görmektedir.

MEVCUT DURUM VE YAŞANAN MAĞDURİYETLER

Derneğimize ulaşan ailelerin aktardığı başlıca sorunlar şunlardır:

  • Özel eğitim okullarında artan talebe rağmen öğretmen sayısının yetersiz kalması, öğretmen atamalarının ihtiyaçlara göre yapılmaması ve bunun sonucunda çocukların nitelikli eğitime erişimde mağduriyet yaşaması
  • Özel eğitim okullarında alan dışı öğretmenlerin görevlendirilmesi nedeniyle öğrencilerin uzmanlık gerektiren desteklerden yeterince yararlanamaması
  • Sınıf ve grup eğitimlerinde öğrenci sayısının fazlalığı, grup uygunluk kriterlerinin her çocuğun bireysel ihtiyacına yanıt vermemesi ve bazı çocukların eğitim süreçlerinde zorlanması
  • Bazı okullarda mahremiyet eğitimi, tehlikeyi anlama ve önlemeye yönelik çalışmalar, duyu bütünleme, ergoterapi ve benzeri gelişimsel destek hizmetlerinin kadro ve bilgi eksikliğinden dolayı sunulmaması
  • Dil ve konuşma terapisi, ergoterapi ve duyu bütünleme gibi temel hizmetlere okul içinde erişilememesi nedeniyle ailelerin dışarıdan yüksek maliyetli destek almak zorunda kalması
  • Talep olmasına rağmen bazı genel eğitim okullarına ve özel eğitim okullarına özel eğitim öğretmeni atanmaması
  • Genel eğitim okullarında gerçek anlamda bir kapsayıcı/kaynaştırma sistemi kurulamaması nedeniyle farklı gelişim gösteren çocukların sistemin dışına itilmesi
  • Çocukların dünyayı farklı algılama biçimlerinin dikkate alınmaması nedeniyle özellikle sınav dönemlerinde ciddi uyum ve değerlendirme sorunları yaşanması
  • Ailelerin, gölge öğretmen ücretlerini saatlik asgari ücret düzeyinde dahi kendi imkânlarıyla karşılamak zorunda kalması nedeniyle ağır bir ekonomik yük altına girmesi
  • Ailelere yönelik psikososyal destek mekanizmalarının yetersizliği ve sürecin duygusal yükünün tamamen ailelerin omzuna bırakılması

Bu tablo, yalnızca bireysel değil; aynı zamanda kamusal sorumluluk gerektiren toplumsal bir eğitim ve hak meselesidir.

DÜNYADAN ÖRNEKLER: NEDEN DAHA İYİSİ MÜMKÜN?

Modern dünyada özel eğitim ve kapsayıcı eğitim, bir “ayrıcalık” değil, temel bir haktır. Pek çok ülkede uygulanan modeller, çocukların ihtiyaç duyduğu desteklerin sistem içinde karşılanmasının mümkün olduğunu göstermektedir.

  • ABD (IDEA yaklaşımı): Özel gereksinimli çocukların eğitim hakkı, bireysel ihtiyaçlarına göre planlanan desteklerle korunur; mümkün olan en kapsayıcı ortamda eğitim almaları hedeflenir.
  • Avrupa’daki kapsayıcı eğitim modelleri (ör. İtalya ve bazı İskandinav ülkeleri): Destek personeli ve uzmanların okul sistemi içinde yer aldığı, çocuğun sistem dışına itilmediği ve okulun çocuğa uyumlandığı modeller ön plana çıkar.

Bu örnekler, bizim çocuklarımız için de daha adil, daha erişilebilir ve daha güçlü bir sistemin kurulabileceğini açıkça göstermektedir.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ VE TALEPLERİMİZ

Kıbrıs Otizm Derneği olarak ilgili kurumları ivedilikle iş birliğine, ortak planlamaya ve somut eyleme davet ediyor; aşağıdaki adımların gecikmeden atılmasını talep ediyoruz:

  1. Acil ihtiyaç tespiti ve planlama
    Özel eğitim ve genel eğitim okullarında öğrenci sayısı, öğretmen ihtiyacı, uzman desteği ve hizmet eksiklerinin resmi olarak belirlenmesi için kapsamlı bir ihtiyaç analizi yapılmalıdır.
  2. Uzman kadro atamaları
    Tüm ihtiyaç bulunan okullara ivedilikle özel eğitim öğretmeni, ayrıca imkanlar doğrultusunda dil ve konuşma terapisti, duyu bütünleme, davranış analisti, ergoterapist ve ilgili uzman destek personeli görevlendirilmelidir.
  3. Grup eğitimlerinde standartların yeniden düzenlenmesi
    Grup mevcudu ve grup yerleştirme kriterleri, çocukların bireysel ihtiyaçları ve gelişim düzeyleri dikkate alınarak yeniden planlanmalıdır.
  4. Temel destek hizmetlerin yaygınlaştırılması
    Mahremiyet eğitimi, tehlikeyi anlama ve önleme, günlük yaşam becerileri, duyu bütünleme, ergoterapi ve gelişimi destekleyen diğer hizmetler, yalnızca belirli merkezlerde değil, ihtiyaç duyulan tüm okullarda erişilebilir hale getirilmelidir.
  5. Kapsayıcı/kaynaştırma eğitiminin güçlendirilmesi
    Genel eğitim okullarında kapsayıcı eğitimin yalnızca “kayıt” düzeyinde kalmaması için öğretmen eğitimleri, sınıf içi uyarlamalar ve okul içi destek mekanizmaları güçlendirilmelidir.
  6. Bireyselleştirilmiş Eğitim Programlarının (BEP) etkin ve zorunlu biçimde uygulanması Tüm özel gereksinimli öğrenciler için BEP’in eksiksiz biçimde hazırlanması, düzenli olarak güncellenmesi ve fiilen uygulanması yasal güvence altına alınmalıdır. BEP’lerin yalnızca kâğıt üzerinde kalan belgeler olmaktan çıkarılarak; öğrencinin bireysel gereksinimlerine dayalı, ölçülebilir hedefler içeren ve düzenli izleme-değerlendirme süreçleriyle desteklenen işlevsel bir planlama aracı haline getirilmesi sağlanmalıdır.
  7. Sınav ve değerlendirme reformu
    Farklı gelişim gösteren öğrenciler için görsel destekli, kaygıyı azaltan, algı ve öğrenme biçimlerine uygun alternatif değerlendirme modelleri geliştirilmeli ve nöro-çeşitlilik desteklenmelidir.
  8. Gölge öğretmen desteğinin kamusal olarak desteklenmesi
    Gölge öğretmenlik hizmeti ailelerin tek başına üstlendiği bir mali yük olmaktan çıkarılmalı; kamu destekli bir model (tam veya kısmi destek) oluşturulmalıdır.
  9. Ailelere ücretsiz psikososyal destek
    Aile danışmanlığı, psikolojik destek, yönlendirme ve ebeveyn destek gruplarını içeren sürdürülebilir destek birimleri kurulmalıdır.
  10. Kurumsal koordinasyon ve ortak çalışma masası
    İlgili kurumlar, eğitim yetkilileri, okul temsilcileri, uzmanlar ve sivil toplum kuruluşlarının yer aldığı düzenli bir çalışma ve izleme mekanizması oluşturulmalıdır.
  11. Çocukların güçlü yönlerini merkeze alan eğitim yaklaşımı
    Eğitim planlaması yalnızca eksiklikler üzerinden değil; çocukların sanat, spor, teknoloji ve sosyal beceri alanlarındaki güçlü yönlerini keşfedecek ve destekleyecek şekilde yapılandırılmalıdır.

Bizler Kıbrıs Otizm Derneği olarak, ilgili kurumları; ailelerin sesini duymaya, çocuklarımızın üstün yararını öncelik edinmeye ve ivedilikle çözüm masasında buluşmaya davet ediyoruz.

2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü yaklaşırken, otizmli bireylerin haklarının yalnızca sembolik mesajlarla anılmaması; eğitim hakkının somut, sürdürülebilir ve denetlenebilir politikalarla güvence altına alınması gerektiğini bir kez daha güçlü şekilde vurguluyoruz. Yukarıda sıraladığımız talepler doğrultusunda atılacak her somut adımın destekçisi, atılmayan her adımın ise takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururken; ilgili tüm makamları bu çağrıyı ivedilikle dikkate almaya ve gecikmeksizin somut adımlar atmaya çağırıyoruz.

KIBRIS OTİZM DERNEĞİ
Yönetim Kurulu